Yalova iş hayatının gündemi Yalova Ticaret ve Sanayi Odası (YTSO)’nın önümüzdeki günlerde yapılacak olan seçimleri. Bu seçimi farklı bir açıdan değerlendirmek gerek diye düşünüyorum. Çünkü bu seçimde dikkatimi çeken konu; gençlerin seçimlere olan ilgisi.
Bir seçimin sonucunu konuşmak kolay. Kim kazandı, kim kaybetti, hangi grup öne çıktı, hangi meslek komitesinde dengeler değişti. Asıl zor olan sandığın bize ne söylediğini okuyabilmek.
YTSO seçimlerine de biraz buradan bakmak gerektiğini düşünüyorum. Seçim sonuçlarını okumadan önce bu seçimlerde dikkat çeken mesele yalnızca başkanlık yarışı ya da listeler arasındaki rekabet değil. Daha önemli bir şey var bu seçimde. Genç iş insanları artık seyirci koltuğunda oturmak istemiyor.
Aday oluyorlar.
Sorumluluk alıyorlar.
Mecliste, komitelerde ve yönetim kademelerinde söz sahibi olmak istiyorlar.
Gençlerin bu denli istekli olduklarını görmek yarım asırdan fazla ticari hayatın içinde olan bir firmanın yöneticisi olarak beni heyecanlandırıyor. Bunun basit bir “gençlik heyecanı” olarak görülmesi bence büyük hata olur. Bu durumu aslında şöyle okumak gerek. Gençler, Yalova iş dünyasında bir kuşak değişimini işaret ediyorlar.
Yalova’nın ticaret hayatına baktığımızda birçok işletmenin bugün ikinci, hatta üçüncü kuşak tarafından yönetildiğini görüyoruz.
Bir zamanlar küçük bir dükkanla başlayan işletmeler bugün fabrikalara, şirketlere, markalara dönüşmüş durumda. Babadan oğula, ustadan çırağa aktarılan bir ticaret kültürü var bu şehirde. Fakat yeni kuşağın devraldığı dünya, önceki kuşakların dünyası değil.
Bugünün genç iş insanı sabah dükkanını açıp akşam kepenk indiren bir ticaret düzeninin içinde yaşamıyor. Telefonundan dünyanın başka bir ülkesindeki müşteriye ulaşabiliyor. Bir ürünün satışını sosyal medya üzerinden gerçekleştirebiliyor. Yapay zekayı işletmesinde kullanabiliyor. E-ticaretle Yalova’dan Türkiye’nin dört bir yanına satış yapabiliyor.
Ama aynı zamanda çok daha sert bir rekabetle de karşı karşıyalar. İşte tam da bu nedenle yeni kuşağın temsil edildiği kurumların da kendilerini güncellemesi gerekiyor.
Gençlerin aday olması, eski kuşağın başarısız olduğu anlamına gelmez. Tam tersine, bugün gençlerin aday olabilmesini sağlayan zemini büyük ölçüde önceki kuşaklar oluşturdu.
Sermayeyi oluşturdular.
İşyerlerini kurdular.
Krizlerden geçtiler.
Ekonomik dalgalanmalar gördüler.
Yalova’nın ticaret kültürünü inşa ettiler.
Dolayısıyla mesele “eski mi, yeni mi?” meselesi değil. Mesele eskinin tecrübesiyle yeninin cesaretini aynı masada buluşturabilmek. Bence gerçek kuşak değişimi de budur. Bir bayrağın el değiştirmesi.
YTSO gibi kurumların yalnızca seçim dönemlerinde hatırlanmaması gerekiyor. Çünkü ticaret ve sanayi odaları, şehirlerin ekonomik hafızasıdır. Burada alınan kararların yalnızca üyeleri değil, çalışanları, girişimcileri, yatırımcıları ve dolayısıyla bütün şehri etkileyen sonuçları vardır. Bu nedenle gençlerin bu kurumlarda daha fazla yer alması, sadece gençlerin meselesi değildir. Yalova’nın meselesidir…
Çünkü bugün 30’lu, 40’lı yaşlarında iş kuran bir girişimci, önümüzdeki 20-30 yılın ekonomik kararlarını verecek.
Bugün meclise giren genç bir iş insanı, yarın Yalova’nın sanayi politikasını, ticaret anlayışını, girişimcilik ekosistemini ve yatırım ortamını şekillendirecek.
Bu seçim sadece “Kim başkan olacak?” “Kim yönetime girecek?” “Kim Meclis Üyesi olacak?” sorusunun cevabı değil.
Aynı zamanda şu sorunun da cevabı: Yalova’nın iş dünyasının geleceğini kimler kuracak? Bu sorunun cevabında gençlerin daha fazla yer alması kaçınılmaz.
Çünkü nesiller değişiyor.
Ticaret değişiyor.
Teknoloji değişiyor.
Müşteri değişiyor.
Çalışma hayatı değişiyor.
Bu nedenle YTSO seçimlerinde genç bir aday gördüğümüzde yalnızca yaşına bakmamak gerekiyor. Onun ne söylediğine bakmalıyız. Hangi projeyi ortaya koyduğuna bakmalıyız. Yalova’nın ekonomisine dair nasıl bir gelecek tasarladığına bakmalıyız. Çünkü genç yaşta sorumluluk almaya cesaret etmek, üzerinde düşünmeye değer bir durumdur.
Aynı şekilde yılların tecrübesi de tek başına yeterli değildir. Tecrübenin yeni dünyanın ihtiyaçlarıyla buluşması gerekir.
Belki de YTSO seçimlerinin bize vereceği en önemli mesaj tam olarak bu olacak.