Yaş almak, bedenin yavaşlaması anlamına gelmek zorunda değil. Dünya Sağlık Örgütü’ne (DSÖ) göre sağlıklı yaşlanmanın en güçlü destekçilerinden biri düzenli fiziksel aktivite. Özellikle 60 yaş üstü bireyler için spor; sadece kasları güçlendiren bir araç değil, bilişsel fonksiyonları koruyan, ruh halini dengeleyen ve yaşam kalitesini belirgin şekilde artıran bütüncül bir yaklaşım.

DSÖ, ileri yaş grubundaki bireylerin haftada en az 150 dakika orta şiddette fiziksel aktivite yapmasını öneriyor. Buna ek olarak denge, kuvvet ve esneklik çalışmalarının programa dahil edilmesi; düşme riskinin azaltılması, kemik yoğunluğunun korunması ve günlük yaşamda bağımsızlığın sürdürülmesi açısından büyük önem taşıyor. Ancak burada altı çizilmesi gereken nokta, egzersizin mutlaka kişiye özel ve bilinçli bir şekilde planlanması gerektiği.

Geriatri bilimi, ileri yaşta egzersizi yalnızca fiziksel bir süreç olarak ele almıyor. Uzmanlar, düzenli hareketin bilişsel sağlık üzerindeki etkilerini özellikle vurguluyor. Yapılan çalışmalar; egzersizin hafıza, dikkat ve karar verme mekanizmalarını desteklediğini, Alzheimer ve demans riskini azalttığını gösteriyor. Aynı zamanda fiziksel aktivite, depresyon ve yalnızlık hissini azaltarak yaşlı bireylerin sosyal hayata daha aktif katılımını sağlıyor.

Bu bilimsel yaklaşımın sahadaki karşılığını ise Senyorapp deneyimim sırasında birebir gözlemleme fırsatım oldu. Fiziksel aktivite dersleri için çalıştığım Senyorapp, yalnızca fiziksel egzersizleri değil; sudoku benzeri zihinsel egzersizleri de programına dahil ederek bilişsel gelişimi desteklemeyi hedefleyen yenilikçi bir girişimdi. Geriatri bilimi uzmanlarının önerileri doğrultusunda hazırlanan bu içerikler sayesinde katılımcılar hem bedenlerini hem de zihinlerini aktif tutuyordu. Fiziksel hareket ile zihinsel egzersizin birlikte ilerlemesi, yaşlı bireylerin günlük hayata daha güvenli ve özgüvenli bir şekilde katılmalarını sağlıyordu.

Bu süreçte en sık duyduğum cümleler şunlardı: “Daha iyi uyuyorum”, “Unutkanlığım azaldı”, “Kendimi daha enerjik hissediyorum”, “Gün içinde bir amacım var.” Tüm bu geri bildirimler, ileri yaşta sağlıklı yaşamın tek bir başlık altında değil; hareket, zihin ve sosyal bağların bir bütün olarak ele alınmasıyla mümkün olduğunu açıkça gösteriyordu.

Geçtiğimiz İstanbul Yarı Maratonu’nda Yalova Çınarcık’tan 70 yaşında bir amcanın yarışa katıldığını görmek de bu gerçeğin çok güçlü bir hatırlatıcısıydı. O görüntü, yaşın bir engel değil; kendine iyi bakmanın, sürekliliğin ve disiplinli yaşam alışkanlıklarının bir sonucu olduğunu hepimize yeniden gösterdi. Spor yapmak kadar; beslenmeye, uykuya, zihinsel aktiviteye ve sosyal hayata özen göstermek de sağlıklı yaşlanmanın ayrılmaz parçaları.

Sonuç olarak, 60 yaş üstü bireyler için spor genç kalma çabası değil; fonksiyonel, bağımsız ve kaliteli bir yaşamın anahtarıdır. Dünya Sağlık Örgütü’nün bilimsel verileri, geriatri uzmanlarının yıllara dayanan tecrübeleri ve sahadaki deneyimlerim tek bir noktada birleşiyor: Hareket eden beden, düşünen bir zihin ve güçlü bir ruh demektir.

Yaş ilerledikçe spor azalmaz; doğru bilgi, doğru rehberlik ve şefkatli bir yaklaşımla yeniden şekillenir. Çünkü hareketin yaşı yoktur.

Bu tarz gruplar arayanlar için Yalova’da güzel bir örnek de var: Her sabah sahilin girişindeki spor aletlerinin bulunduğu alanda, yaklaşık 40 kişilik bir grup saat 08.15’te egzersize başlıyor. Birlikte hareket etmek isteyen herkes katılabilir.