“Hocam sigara içiyorum, koşabilir miyim?”
Bu soru bana yıllardır geliyor. Ama çoğu zaman arkasında asıl şu cümle gizli:
“Sigara benim stresimle baş etme yolum.”
Şunu en başta netleştireyim: Bu yazıyı yıllarca sağlık sektöründe çalışan bir ailenin kızı olduğum için ya da uzmanlığımı spor–sağlık alanında aldığım için değil, çevremdeki insanların yaşadıklarını birebir gözlemlediğim için yazıyorum.
Evet, dürüst olayım: Ben hiç sigara içmedim, denemedim. Ama sigarayla vedalaşmayı koşu ya da başka bir hareket biçimiyle öğrenen çok fazla insanın yolculuğuna tanıklık ettim.
Üniversite yıllarımda yaşadığım küçük ama çok şey anlatan bir anı var.
Koştuğumu bilen danışman hocam, bir gün bana danışmıştı. Yani beni durdurmadı; zaten koşarken gördüğü, koştuğumu bildiği için sonrasında motive olduğunu söyleyip sordu. Onu ilk olarak koşuya teşvik etmiştim.
Sonra bir baktım; koşmuyor ama yürüyor, yetmiyor deli gibi ip atlıyor. Sayısını söylüyor. Benim için de bir challenge :)
Koşu değildi belki ama şuydu: hareketti.
Ve o an şunu çok net gördüm: Gerçekten harekete geçmek isteyen biri, mutlaka bir yol buluyordu. Biçimi değil, niyeti önemliydi.
Sigara çoğu kişi için nikotin değil, bir mola biçimi.
Bir durma hâli.
Bir “kendime gelme” anı.
Koşu – ya da yürüyüş, ip atlama, bedenini harekete geçiren her neyse – tam da burada devreye giriyor.
Hareket stresi yok saymaz.
Bastırmaz.
Ama beden üzerinden boşaltır.
Koşarken nefesin hızlanır, kalbin ritim tutar, zihnin susar. Sigaranın verdiğini sandığı “rahatlama” hissi, harekette daha temiz, daha kalıcı bir şekilde ortaya çıkar. Üstelik suçlulukla değil, güçlenerek.
Sigara içip hareket eden biri şunu fark eder:
– Nefesini açan şeyin duman değil hareket olduğunu anlar.
– Stresi yakarak değil, akıtıp bırakarak geçirdiğini hisseder.
Burada mesele “bırakmak” değildir.
Mesele yer değiştirmektir.
Elindeki stres boşaltma aracını, bedenine zarar verenden; bedenini onarana doğru kaydırmak.
O yüzden bu soruya cevabım hâlâ net:
Evet, koşabilirsin.
Ya da yürüyebilirsin.
Ya da ip atlayabilirsin.
Önemli olan ilk adımın hareket yönünde olmasıdır.
Koşu şunu öğretir:
Stres dumanla değil, hareketle dağılır.
Nefes kaçacak bir şey değil, sahip çıkılacak bir şeydir.
Unutma, spor senden kusursuzluk istemez.
Sadece bir alternatif sunar.