Merhaba kıymetli okurlarım.

Sizlere bu hafta Yalovaspor’da rekorların kırıldığı 1990-1991 futbol sezonundan bahsedeceğim.

Birçok Yalovaspor sever taraftarımızın ve halkımızın yanlış gelişmelerle donatıldığı bu kıymetli, unutulmaz sezonu, birebir yaşamış, birlikte nefes almış kişi olarak sizlerle ne zamandır paylaşmak istemiştim, kısmet bugüne imiş.

1990-1991 sezonuna daha yeni başlamışken aldığımız kötü haber sonrası programa aldığımız iç ve dış transferi ve buna benzer, olmazsa olmaz giderleri yapamaz olduk. Çünkü arabalı vapur sıra tanzim görevi İç İşleri Bakanlığı tarafından iptal edildi. Harcamalarımızın yüzde 80’lik kısmının bu yolla karşılanması yok oldu.

Yönetim olarak büyük bir darbe sonrası, teknik kadromuzu, iç ve dış transferlerimizi bu şartlarda oluşturduk. Tabi bugünkü gibi futbolcularımızın ne yatacak ne de yemek yiyecek yeri vardı. Otellerin bir bölümü buna restoranlarda dahil, geçici de olsa, maddi bedel gözetmeksizin katkıda bulundular. Daha sonraki günlerde Yalovaspor sevdalısı Niyazi Kuyumcu, kendisinin de kiracı olduğu otelinin 9 odasını ve mutfak bölümünü bize tahsis etti. Futbolcuların da alacaklarını öteleyerek, sezonun ilk yarısını lider bitirdik.

Sahamızdaki çimleme çalışması ilk yarının tüm maçlarını dış sahada oynayıp da alınan bu gelişme ikinci yarının tüm maçlarını kendi sahamızda da oynama avantajı, başta futbolcular dahil herkese moral oldu. Bu güzel gelişmeler sonucunda dahi maddi konumumuzu bir türlü halledemiyorduk. Kaldığımız otelin sahibi Niyazi Kuyumcu’yu da zor durumda bırakmamız yeniden konaklayacağımız bir yer arayışına soktu bizi. Eski ismi ile telaffuz ettiğimiz köyüm olan Üvezpınar köyünde yazın çalışan, kışın kapalı duran pansiyon sahibi ile zorda olsa anlaştık. Odalarında eski tip ördek sobaları ile köylümün kucak kucak getirdiği yakacaklarla ısındık. Yine köylümün Termal Otelinde görevli aşçılarının nöbetleşe yaptıkları yemeklerle ihtiyacımızı giderdik. Sobalarımızı futbolcularımızla birlikte kendimiz yaktık, bulaşıklarımızı yine kendimiz yıkadık. Kahvaltı masasını kendimiz hazırladık. Köyümüzdeki her haneden gelen tepsi tepsi börekler ve tatlılar futbolcularımızın en duygusal günleriydi o anlar. Alacaklarını teknik heyet dahil hep öteliyorduk, sesleri çıkmıyordu. Tek hedefleri vardı, namağlup şampiyon olmak ve oldular da.

UEFA’ya bağlı profesyonel futbol takımları içinde namağlup, kırmızı kart dahi görmeden 84 gol atıp, 13 gol yiyerek tarihi bir başarıya imza attık. Sağ bekimiz Nejat Hatinoğlu’nun 11 gollük katkısıyla bir sezondaki profesyonel takımların bu başarıyı elde etmesi bize nasip oldu.

Neticede yönetim kurulundan cebimizden para çıkacak korkusuyla ne kampa ne de yönetim kurulu toplantısına katılmayan arkadaşlarımızın hepsi kahraman, gecesini gündüzüne katan birkaç kişi de yine mütevazi tavırları ile unutuldu gitti.

Sakın, özetle kaleme aldığım bu başarı öyküsünden malum kişilerden başka kimse pay çıkarmasın. Afişe edilecek birçok konuyu içimde saklıyorum.

Selamlar.